Obsesyon, Kompülsiyon ve Obsesif Kompülsif Bozukluk
Obsesyonlar istenmediği halde akla gelen, tekrarlayıcı düşüncelerdir. Kompülsiyonlar ise bu rahatsız edici düşüncelerin yarattığı sıkıntıyı azaltmak adına yapılan davranışlardır. Obsessif kompülsif bozukluk (OKB) kişinin işlevselliğini bozacak düzeyde, günde 1 saatten fazla kişinin bu obsesyon ve kompülsiyonlarla uğraştığı bir bozukluktur. Yapılan araştırmalar obsesif kompülsif bozukluğu olmayan bireylerin de, olan bireyler ile aynı düşünce içeriklerine sahip olduğunu göstermiştir. OKB’ye götüren işaretlerin ise bu düşünceleri rahatsız edici, tehlikeli olarak algılamak ve bu düşüncelerden kurtulmak için gösterilen çabalar olduğu söylenebilir.
Kişi istemedikçe, zihninden atmaya çalıştıkça bu düşünceler daha sık zihni meşgul etmektedir.
Kişi için rahatsızlık uyandıran ve tehlike barındıran bu düşüncelerin yarattığı sıkıntıdan kurtulmak ve bu şekilde kendini rahatlatmak isteyen kişi kompülsiyanlar geliştirebilir. OKB’de yalnızca obsesyonlar görülebileceği gibi, obsesyon ve kompülsiyonlar birlikte de görülebilir. Kompülsiyonlar rahatlamaya gerçekten yardımcı olsa da, bu rahatlama kısa sürelidir ve var olan obsesyonların kişinin zihninde daha çok veya daha güçlü şekilde barınmasına sebep olabilir.
OKB genellikle kirlenme- bulaşma, zarar verme/görme, düzenleme, kontrol etme veya dini konulardaki obsesyon ve kompülsiyonlarla bilinir. Romantik ilişkilere veya partnere yönelik OKB, OKB’nin sıklıkla bilinen diğer görünümlere göre daha yeni araştırılan bir alandır. Tıpkı diğer türlerinde olduğu gibi romantik ilişkilere veya partnere yönelik OKB de, kişinin işlevselliğini bozacak düzeyde obsesyon ve kompülsiyonları barındırır.
İlişki Odaklı Obsesyon ve Kompülsiyonlar
Partner Odaklı Obsesyon ve Kompülsiyonlar
- Romantik ilişkilere veya partnere yönelik obsesif kompülsif belirtilerin genellikle erken yetişkinlik döneminde başladığı, kişi romantik ilişki deneyimleri yaşadıkça sürdüğü görülmektedir. Bu belirtiler kişinin güncel ilişkisiyle ilgili olabileceği gibi, geçmiş ilişkilerle ilgili de olabilir. Ayrılma veya evlilik- çocuk sahibi olma gibi durumlar belirtilerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Ayrılma durumunda kişi, kendisi için tek doğru partnerle olma şansını kaçırdığı şeklinde düşüncelere sahip olabilir. Yeni partnerini, eski partneriyle sürekli karşılaştırma şeklinde kompülsif davranışlar geliştirebilir. Aynı zamanda kişi ilişkilere veya partnere yönelik bu belirtilerini fark ederek uzun süreler boyunca romantik ilişkilerden kaçınabilir.
- Başta bahsettiğim gibi obsesyonlar istenmeyen düşünceler veya imgelerdir. Kişi partnerini sevdiğini veya aslında ilişkisinden memnun olduğunu, bu obsesyon ve kompülsiyonlardan rahatsız olduğunu, bunların uygun veya etik olmadığını düşündüğünü; ancak bunları düşünme ya da yapma konusunda kendisine engel olamadığını belirtebilir. Bu belirtilerden dolayı suçluluk ve utanç duyguları barındırabilir.
Belirtilerin Partner veya İlişki Üzerindeki Etkileri
Elbette bu kadar şüphe barındıran, kişinin bir türlü kendini rahat bırakmadığı, sürekli zihnini meşgul ettiği bir ilişki her iki taraf için de problemler doğurmaya müsaittir. Obsesif kompülsif belirtileri olan kişinin obsesyonlarından dolayı zihni yorgundur, davranışlarını düşüncelerini ağırlıklı olarak partnerine veya ilişkisine yönlendirdiği için kendine, ailesine veya çevresine vakit ayırmakta zorlanır, ilişkisinden veya partnerinden emin olamadığı için ilişkiden bir doyum sağlaması mümkün olmaz. Partneri açısından baktığımızda; kontrol edici davranışlardan rahatsız olabilir, ilişkiye veya kendisine olan güvensizlikten dolayı kendisini partnerine yakın hissetmeyebilir.
Yapılan araştırmalar partnere veya ilişkiye yönelik obsesif kompülsif belirtiler arttıkça, ilişkiden alınan tatminin ve cinsel işlevselliğin azaldığını göstermiştir.
Kaynak: İnözü& Trak, 2017.